Ahmet Oğuz Koca

Sosyal olaylar.

Bir gün kendi startup’ını kurmak isteyen her yazılım geliştiricinin mutlaka okuması gereken bir hikaye.

Girişimcilik adına okuduğum en güzel kitaplardan biri hiç şüphesiz Techstars http://en.wikipedia.org/wiki/Techstars programına kabul edilen startupların hikayelerinin anlatıldığı “Do more faster” adlı kitaptı. Kitap hakkında daha fazla bilgi edinmek ve aldığım notları okumak isteyen arkadaşlar bu yazıma bakabilirler. Bu kitapta beni belkide en çok etkileyen hikaye NewsGator’un http://en.wikipedia.org/wiki/NewsGator_Technologies hikayesi olmuştu. Firmalara “.net framework” konusunda danışmanlık hizmeti veren Greg Reinacker’in hikayesi kendi startup’ını kurmak ve kendi fikirlerini gerçekleştirmek isteyen bütün yazılım geliştiricilerin mutlaka okuması gereken bir hikaye.

Hızlı tüketmeyi seven bir toplum olduğumuz için kitapta üç kadar sayfa ayrılarak anlatılan hikayeyi anahtar noktaları atlamamaya çalışarak bir kaç paragraf altında anlatmaya çalışacağım.

Greg, her developer’in yapmakta olduğu gibi zaten mükemmel şekilde çalışan sistemlerin kopyalarını yapmakla uğraşıyor ve o aralarda blog sistemleri popüler olduğu için bir blog sistemi yazmak ile meşgul. Aynı zamanda Greg o sıralar kullandığı blog sistemi için RSS eklentisi geliştirmeye çalışırken, RSS okumanın aslında kendisi için ne kadar vazgeçilmez bir faaliyet olduğunun farkına varıyor ve günlük rutin ihtiyacını gidermek için kullanışlı bir RSS aggregator programı satın almaya karar veriyor. Bir çok uygulamayı test ettikten sonra hiç birinin kendi ihtiyacını karşılamadığına karar veriyor.  Hali hazırda outlook kullandığı için onun görünümüne yakın olan bir RSS programı arıyor ancak en son bulduğu yazılım bunu yapıyor olsa da kısayolları outlooktan tamamen farklı olduğu için bu uygulamadan tatmin olmuyor.

O an Greg’in kafasında bildiğimiz müthiş ampul yanmaya başlıyor ve bir developer olduğu için kendi RSS aggregator’unu yazmaya karar veriyor. Hikayemizde işte tam bu noktada başlıyor.

 

Fail fast fail cheap

Hemen işe koyulan Greg bir iki gün içinde outlook üzerinden rss okumaya yarayan ilk prototipinin ekran görüntülerini (uygulamanın kendisi değil) blog’undan duyurmak ile işe başlıyor ( 4 Ocak 2003). Blog yazısına bir çok olumlu yorum ve eleştiri gelmesiyle cesaretlenen Greg bir gece uykusuz kalarak ürünün 0.1 versiyonunu tamamlayarak ürünü “Outlook News Aggregator” ismiyle yayınlıyor Bir kaç gün içinde gelen geri bildirimlerle 0.2 ve 0.3 versiyonunu yayınlıyor ve şubat ayının sonuna doğru ilk kararlı sürüm olan 1.0 versiyonunu tamamlayarak satışa sunuyor. Ürünün piayasa çıktığı ilk günde tanesi 29$’dan 25 adet satmayı başarıyor. Bu başarının kendine kattığı ivmeyle birikte, 2 ay sonra danışmanlık işini bırakan Greg, ürününe ek özellikler ekleyip geliştirirken bir taraftan da daha büyük yayın organlarında yer almak için kazandığı paralarla PR konusunda tecrübeli ismi yanına alarak çalıştırmaya başlıyor. Hikayenin devamı’da başlangıcından anlaşılacağı gibi başarıyla geçiyor ve ilk yılın sonunda Greg’in firması aylık 20.000$ gelir elden bir şirket haline geliyor.

 

Greg’in gelirleri ilgili bir grafiği burdan yayınlıyorum.

 

 

İlk yılın ardından sürekli ürününü geliştirmeye odaklanan Greg’in firması daha sonra techstarsa Kabul ediliyor. Şu an (2013) şirket 100 kadar çalışanı ile yoluna hala devam etmekte. Newsgator ile ilgili daha detaylı bilgilere Wikipedia üzerinden ulaşabilirsiniz.

 

 

Kıssadan hisseler.

 

  • Bir Amerikan düşünce tarzını ifade eden “fail fast fail cheap”, bir fikir üzerinde ne kadar kısa sürede sonuç alabilirseniz o kadar ucuza zararı kapatacağınızı ifade eder.
  • Her zaman düşünmeye en küçük aşamadan başlayın. Greg’in yaptığı gibi aklınıza bir fikir geldiğinde, bir iki satır kod yazıp ekran görüntüleri aldıktan sonra blogunuzdan veya sosyal medya hesabınızdan duyurun, gelen tepkilere göre ürünü yapın ya da yapmayın ama asla büyük büyük işlere girip sonradan sonuç almaya kalkmayın.
  • Planlamayın, protip yapın. Do more faster’da bu hikaye bu başlık ile sunuluyor. Sayfalarca iş planı yapıp wireframe’ler hazırlamaktansa yapmaya planladığınız işin prototipin yapın, iş iyiyse gerisi zaten çorap söküğü gibi gelecektir.
  • Kendi ihtiyacınızı gidermek için bir şeyler yapmak ürününüz doğru konumlandırmanızda çok etkili olur. (Outlook görünümü, kısa yolların aynı olması v.s.)

 

Vakit bulabilirsem ve eğer sizlerden olumlu dönüşler alabilirsem, aynı kitaptan başka hikayalerde anlatamaya çalışacağım. Görüş ve önerilerinizi iletebilirseniz memnun olurum.

Networking kitabından notlar

Ertuğrul Belen tarafından yazılmış olan "Networking Tanışma, Tanıştırma ve Tanınma Sanatı" adlı kitaptan aldığım notları paylaşıyorum.

Kitap Detay

Daha iyi bir kariyer ve daha iyi bir iş ağı için bu kitabı okumanızı tavsiye ederim.

* Firmalarda oluşan pozisyonların neredeyse %80'i için hiç ilan verilmiyor
* Tanıdığınız birinin referansıyla gittiğiniz bir görüşmede başarılı olma şansınız %63 daha yüksek.
* İşe alımların %59'u networking ile bağlantılı gerçekleştiriliyor.
* Dünyadaki tüm ticari hacmin %65'inin referanslarla gerçekleştiği tahmin ediliyor.
* Yeni kurulan şirketlerin %70'i kendi network gücüyle ayakta kalıyor.
* Networking daha fazla insan tanımak değildir. Pareto prensibinin geçerli olduğu alanlardan biridir yani tanıdıklarınızın %20'si hayatınızda %80 etki yaratır.
* Networking çok daha fazla kişiyi tanımak değil çevrenizdeki insanlara daha fazla yararlı olmaktır.
* İlk tanışmanızda insanların hemen size güvenmesini beklemeyin. Bunun için en az 5 kez görüşmeniz gerekir.
* Tanışma, tanınma, itibar ve sonunda güven gelir.


bu kitabı okuduktan sonra kendime bir kart bastırdım, onu da paylaşayım :)


Sil baştan kitabından notlar 1

Sil Baştan (Rework) kitabından aldığım notları parçalar halinde yayınlama karar verdim. Bir yılın ardından blog'uma yazdığım ilk içerik olacak. 

Not kitap hakkında detalı bilgiyiye buradan ulaşabilirsiniz. 

 

Bir diğer yanılgı da şu: "İnsan hatalarından ders çıkarmalıdır." Hatalarımızdan ne gibi dersler çıkarabiliriz ki? Belki neyi bir daha yapmamamız gerektiğini öğrenebiliriz, ama bu çok mu değerli bir derstir. Bundan sonra ne yapmamız gerektiğini bilmiyorsak hele. Bunun yerine başarılardan ders çıkarmak daha doğru olmaz mı? Başarı sizi donatır. Bir şey başarılı olduysa neyin işe yaradığını görebilirsiniz ve bunu tekrarlayabilirsiniz. Hatta bir dahaVki sefere muhtemelen daha iyi yapabilirsiniz.

 

Yapılan bir araştırmada başarılı girişimcilerin bir sonraki girişimlerinde başarıyı yakalama oranının başarısızlara göre %50 daha fazla olduğunu ortaya koydu.

 

Tahminlerinizi planlara çevirirseniz tehlikeli bölgeye adım atarsınız. Planlar geçmişin geleceğe yön vermesine neden olur. Başınıza at (at mı ne atı) gözlükleri takarlar. "Bu yönde ilerleyeceğiz çünkü bu yönde ilerleyeceğiz demiştik. Sorun da bu zaten planlar doğaçlamaya aykırıdır.

 

İşkolikler çözdüklerinden daha fazla sorun yaratırlar. Her şeyden önce, böyle bir çalışma sıklığı sürdürülebilir bir şey değildir. Psikolojik yorgunluk başladığını zaman ki başlayacaktır, bireyi orantısal bir şekilde çarpacaktır. İşkolikler meselenin özünü de kavrayamamışlardır. Sorunların üzerinde aşırı zaman harcayarak onların üstesinden gelebileceklerini düşünürler. Entelektüel tembelliği kaba kuvvetle ikame etmeye çalışırlar. Bu da zarafetsiz sonuçlar doğurur.

 

Evrende insanlara anlam ifade eden küçük bir çentik oluşturmalısınız. Bir şeyler yapmak istiyorsanız önemli bir şeyler yapın. 

 

Bir ürün veya hizmet geliştirdiğiniz her gün yüzlerce küçük meseleyi karar bağlarsınız. Başkasının sorununu çözmeye çalışıyorsanız karanlıkta hareket ediyorsunuzdur ama kendi sorununuzla ilgilendiğiniz zaman ışıklar açıktır.

 

Kendi sorununu kendin çöz yaklaşımı insanı yaptığı işe aşık eder. Sorunu da bulunan çözümün kıymetini de yakından biliyorsunuzdur. Buna ikame edilebilecek bir şey yoktur. Yaptığınız iş sizin için önemli bir şey olsa iyi olur.

 

Çıktığınız yolda ilerlerken yaptığınız şeyi neden yaptığınızı hep aklınızda tutun. Büyük şirketlerin belli bir bakış açısı vardır, sadece bir ürün ya da hizmetten ibaret değillerdir. Bir inancınız olmalı. Sizi ayakta tutan bir belkemiği olmalı. Ne için savaşmayı göze aldığınızı bilmelisiniz. Sonra da bunu dünyaya göstermelisiniz.

 

Yaptığın iş iyi değilse yapmanın anlamı yok.

Aslında inanmak ve inandığınız şeyi yaşamaktır.

Sadece parayla mutlu olabilecek misiniz? Gerçekten keyif aldığınız ve inançla bağlandığınız bir şirketi yönetmekten daha büyük bir keyif verecek mi size bu?

 

 

Girişimcilere öneriler -"Do more faster" kitabından

Üzerinde çalıştığım son birkaç projenin istediğim başarıyı sağlamaması üzerine Ar-Ge çalışmalarımı tekrar girişimcilik üzerine yoğunlaştırmaya karar vermiş bulunuyorum :). Bugün girişimcilik konusunda yeni çıkan kitapları ararken geçen yıl okuduğum "do more faster" kitabına gözüm ilişti, girişimcilik adına okuduğum kitap sayısı fazla olmasa da bu kitap okuduğum en güzel kitaplardan biriydi. Okuduğum sırada kitaptan öğrendiklerimi niçin birebir paylaşmadığımı düşünerekten kitabı okuduğum dönem aldığım notları aramaya koyuldum ve nihayet eski bir e-mail ekinde notlarımı bulabildim (çok şükür). Liste halinde sizlerle paylaşacağım bu notlar kitabın içindeki örnek girişimlerden çıkarılan derslerden alınmakta.  Aslında arkalarında yatan hikayeler de paylaşılsa daha faydalı olabilir ancak bunun için ayrılması gereken zamanın çok fazla olmasından dolayı ben sadece cümle cümle aldığım notlarımı paylaşacağım. Kitabı online olarak okumak isteyen arkadaşlar "kobobooks.com" üzerinden satın alabilirler.

 

Özel olarak sormak istediğiniz bir şey olursa lütfen yorum olarak bırakın.

  • Fikirleriniz çalınabilir ama tutkunuz ve uygulama beceriniz asla.
  • Herkes mükemmel fikirlere sahip olabilir ama sadece tecrübeli girişimciler bunları başarıya çevirebilir.
  • Fikirlerinizi paylaşmakta cesur olun.
  • Tutkunuza odaklanın ve ufak bir sıkıntıyı veya ihtiyacı ele alın ki bu 'ihtiyaç' dünyada hiç kimsenin sizden daha iyi çözemeyeceği bir şey olsun.
  • Tutkunuz geceleri onun için uyanık kalmak isteyeceğiniz daha doğrusu uyumak istemeyeceğiniz bir şey olmalı. Kalbinizin sesini dinleyin.
  • "Değerli bir şeyler üretin ve müşterilerinizi dinleyip başa dönün" Mantra.
  • Kullanıcılarınızın alışkanlıkları hakkında "kanıtlanmış datalar" toplamaya odaklanın, sürekli onlar hakkında bilgi toplayın.
  • Mümkün oldukça küçük kalmaya çalışın kaybetmeniz zor olur.
  • İşinizin çıkış noktasına odaklanın (projenizin çıkış fikrine) gelen cazip teklifler sizi büyüme ivmemizi sağlayan hedeften koparmasın.
  • Make users happy, make money.
  • Kendi tutkularınızı tatmin etmeye çalışırsanız (kendi ihtiyaç duyduğunuz proje) ürününüzü iyi tanımlayabilir ve başarılı olabilirsiniz.
  • Çok ilkel özelliklerede sahip olsa da mümkün olan en kısa sürede prototip çıkarmaya çalışın.  İlk ipod'un(apple) wireless özelliği bile olmadığını aklınızda bulundurun.
  • Bir fikrin doğruluğunu test etmenin en kolay yolu onu gerçekleştirip feedback almaktır.
  • Kullanıcı datası oksijen gibidir. Ürününüzü feedback’siz geliştirdiğiniz her saniye, aslında ürününüzün havasızlıktan giderek daha kötüye gittiği anlardır. Hiçbir şey sizi ürününüz kullanılmaya başladığında topladığınız kullanım bilgilerinden daha iyi yönlendiremez.
  • Prototype ne bilmediğinizi bilmenizi sağlar.
  • Yapabiliyorsanız ilk andan itibaren müşterilerle çalışmaya çalışın onların para ödemeye razı olacaları özellikleri geliştirmeye çalışın.
  • Ulaşmaya çalıştığınız marketin büyüklüğünü doğru hesaplayın, küçük ve maddi durumu kötü marketlere girmeyin.
  • Her girişimcinin izlemesi gereken yol şudur; "kesin bir planınız olsun ama her zaman müşterilerinizi, çalışanlarınızı, akıl verenleri ve kalbinizi dinleyin". Gittiğiniz yolun sizi gitmek istediğiniz yöne doğru götürmeyeceğine dair sinyaller aldığınızda değiştirmekten çekinmeyin.
  • Tecrübeli mentorların verecekleri önerilere dikkat edin, sizin yapmanız muhtemel hataları onlar daha önceden yapmışlardır. Tekerleği tekrar keşfetmeyin.
  • Hatalarınızın sizi tanımlasına izin vermeyin. Onların size bir şeyler öğretmesini sağlamalısınız. Bir sonraki sefer neyi değişik yapmanız gerektiğinin göstermelerini sağlayın.
  • ABD harici bir ülkede başarısız olursanız insanlar size 3 metreden fazla yaklaşmazlar ama burda bu böyle değildir, başarısızlıklar onur madalyalarıdır. Başarısız olmaktan korkmayın.
  • Kaliteye özen gösterin rakamsal büyüklüğe değil, sizi gururlandıracak bir şeye sahip olursunuz. Sırtınızda taşımanız gereken bir şeye değil.
  • Mark Twain şöyle diyor; Yapmak isteyip yapmadığımız şeyler yapıp pişman olduğumuz şeylerden çok daha fazla acı verir. Harekete geçmekte yavaşlık göstermeyin.
  • Yaptıklarınız tutkuyla yapmaya çalışın, yapın ya da yapmayın ama denemeye kalkmayın. Bir firma kurmak denenmez, bir iş kurmakta denemez. Bir startup denenmez bir hedefi gerçekleştirmek için iş yapın.
  • Gerçek bir iş tek bir şeyle açıklanabilir. "İnsanların önemli bir ihtiyacını karşılayın ve onlardan gelir elde edebileceğiniz oranda ücret alın. Bunun en kolay yolu müşterilerinizi dinlemektir."
  • İnsanların neye ihtiyacı olduğunu öğrenmeye odaklanın ve onlara yardımcı olun sonra tekrar ve tekrar ve tekrar bunu yapın.
  • Hayatınızdaki dengelere önem verin nerede bırakmanız gerektiğini bilmeye çalışın, sınırlarınızı bilin. 
  • Kendi dengenizi bulmaya çalışın. Daha güçlü olursunuz.
  • Dengeniz doğru olmazsa er ya da geç düşersiniz.
  • Eğer tukularınıza yatırım yaparsanız inanılmaz olaylar yaşayabilirsiniz.
  • Ortaklıklarda başta çözemediğiniz problemler giderek daha da zorlaşır.
  • Mümkün olan en iyi kişiyi işe almaya çalışın başarı ve başarısız firmalar arasındaki fark budur.
  • Başarılı bir lider takımının önündeki yol bloklarını kaldırabilendir.
  • Müşteri odaklılık, tek satır kod yazmadan önce müşterilerin ödemeye razı olacağı işlere odaklanın.
  • Hayatınızda bugüne kadar yaptığınız güzel şeyleri düşünün üniversiteye nasıl başladınız, nasıl iyi bir iş teklifi aldınız, en sevdeiğin müzik parçasını nasıl buldunuz. Rastgelelik önemlidir açık olun, farklı şeyler yapın.
  • Ara sıra bilgisayarın başından kalkın çevre yapın.
  • Yatırımcı bulursanız daha önce hangi şirketlere yatırım yaptığını ve kaç yıldır bu işi yaptığını sorun "mutlaka teyit ettirin", çekingen olmayın. Cevap vermiyorsa/veremiyorsa direkt kaçın. Size faydadan çok zarar getirir.
  • Bazen kendinize 1 hafta ayırın ve etrafınızda olan biteni göremeye çalışın.