Ahmet Oğuz Koca

Sosyal olaylar.

Sil baştan kitabından notlar 1

Sil Baştan (Rework) kitabından aldığım notları parçalar halinde yayınlama karar verdim. Bir yılın ardından blog'uma yazdığım ilk içerik olacak. 

Not kitap hakkında detalı bilgiyiye buradan ulaşabilirsiniz. 

 

Bir diğer yanılgı da şu: "İnsan hatalarından ders çıkarmalıdır." Hatalarımızdan ne gibi dersler çıkarabiliriz ki? Belki neyi bir daha yapmamamız gerektiğini öğrenebiliriz, ama bu çok mu değerli bir derstir. Bundan sonra ne yapmamız gerektiğini bilmiyorsak hele. Bunun yerine başarılardan ders çıkarmak daha doğru olmaz mı? Başarı sizi donatır. Bir şey başarılı olduysa neyin işe yaradığını görebilirsiniz ve bunu tekrarlayabilirsiniz. Hatta bir dahaVki sefere muhtemelen daha iyi yapabilirsiniz.

 

Yapılan bir araştırmada başarılı girişimcilerin bir sonraki girişimlerinde başarıyı yakalama oranının başarısızlara göre %50 daha fazla olduğunu ortaya koydu.

 

Tahminlerinizi planlara çevirirseniz tehlikeli bölgeye adım atarsınız. Planlar geçmişin geleceğe yön vermesine neden olur. Başınıza at (at mı ne atı) gözlükleri takarlar. "Bu yönde ilerleyeceğiz çünkü bu yönde ilerleyeceğiz demiştik. Sorun da bu zaten planlar doğaçlamaya aykırıdır.

 

İşkolikler çözdüklerinden daha fazla sorun yaratırlar. Her şeyden önce, böyle bir çalışma sıklığı sürdürülebilir bir şey değildir. Psikolojik yorgunluk başladığını zaman ki başlayacaktır, bireyi orantısal bir şekilde çarpacaktır. İşkolikler meselenin özünü de kavrayamamışlardır. Sorunların üzerinde aşırı zaman harcayarak onların üstesinden gelebileceklerini düşünürler. Entelektüel tembelliği kaba kuvvetle ikame etmeye çalışırlar. Bu da zarafetsiz sonuçlar doğurur.

 

Evrende insanlara anlam ifade eden küçük bir çentik oluşturmalısınız. Bir şeyler yapmak istiyorsanız önemli bir şeyler yapın. 

 

Bir ürün veya hizmet geliştirdiğiniz her gün yüzlerce küçük meseleyi karar bağlarsınız. Başkasının sorununu çözmeye çalışıyorsanız karanlıkta hareket ediyorsunuzdur ama kendi sorununuzla ilgilendiğiniz zaman ışıklar açıktır.

 

Kendi sorununu kendin çöz yaklaşımı insanı yaptığı işe aşık eder. Sorunu da bulunan çözümün kıymetini de yakından biliyorsunuzdur. Buna ikame edilebilecek bir şey yoktur. Yaptığınız iş sizin için önemli bir şey olsa iyi olur.

 

Çıktığınız yolda ilerlerken yaptığınız şeyi neden yaptığınızı hep aklınızda tutun. Büyük şirketlerin belli bir bakış açısı vardır, sadece bir ürün ya da hizmetten ibaret değillerdir. Bir inancınız olmalı. Sizi ayakta tutan bir belkemiği olmalı. Ne için savaşmayı göze aldığınızı bilmelisiniz. Sonra da bunu dünyaya göstermelisiniz.

 

Yaptığın iş iyi değilse yapmanın anlamı yok.

Aslında inanmak ve inandığınız şeyi yaşamaktır.

Sadece parayla mutlu olabilecek misiniz? Gerçekten keyif aldığınız ve inançla bağlandığınız bir şirketi yönetmekten daha büyük bir keyif verecek mi size bu?